« Önceki |
Göktürk projesi. Sınır gözlemek için geliştirilen Türkiye’nin ilk askeri uydu projesi Göktürk projesinde yörümgede teslim edilecej bir adet elektro-optik gözlem uydusu, bir adet sabit yer istasyonu ve bir adet de mobil yer istasyonu tedariki bulunuyor. Yerli ve yabancı sanayi işbirliği içinde üretilecek Göktürk Projesi için ilk aşamada Göktürk Keşif Gözetleme Uydu Sistemi projesiyle teknoloji aktarımı gerçekleştirilecek. Projenin geri kalan kısmında ise başta TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayi olmak üzere yerli savunma sanayi firmaları ve araştırma merkezleri projenin tüm safhalarında yer alacak. Yüksek çözünürlüklü fotoğraflar gönderebilecek olan uydu yaklaşık 200 milyon dolara mal olacak. Uydunun 600–650 kilometre yükseklikte yörüngeye yerleştirilmesi planlanıyor.
Kaynak: Yeni şafak
Reklâmın Elçileri Sokaklara indi
Bilboardların, afişlerin, tabelaların, wall’ların süslediği sokaklarda şimdi yürüyen bir reklam aracı daha var: Pixman. Yeni bir reklam aracı olarak dikkatleri üzerine çeken “Pixman” sokakların yeni efendisi. Reklâmlı insan olarak Türkçeleştirebileceğimiz Pixman, sırt çantası tarzında sırta takılıyor. Çantadan çıkan aparat sayesinde başınızın üstünde bir ekrandan reklâmların yayınlandığı bir sisteme dayalı olan Pixman reklâmcıların yeni gözdesi. Pixmanler gün boyu kalabalık mekânlarda dolaşarak yayını yapılan reklâmları hedef kitleye ulaştırıyor. Kalabalık mekânlarda dolaşarak reklâmın daha fazla izleyiciye ulaşmasını sağlayan Pixmanler reklâmları insanoğlunun ayağına getiriyor.
Kendilerini “Pixman marka elçileri”, “kentli gezgin medya” olarak tanımlayan Pixmanler, ekranı ile birlikte
Genel merkezi Kanada’nın Montreal şehri olan Pixman ülkemize ilk defa Formula 1 için geldi. Taksimde arz-ı endam eden Pixmanler, İstiklal yolcularının yoğun ilgisiyle karşılaştılar. Bu ilgi devam ederse önümüzdeki günlerde sokakların yeni reklâmcıları Pixmanlerle sık sık karşılaşacağız galiba.
Kaynak: Sabah Günaydın
Bilgisayar dünyasında en büyük problemlerden biridir yer sıkıntısı. Uzayan kablololar içinde kocaman monitör ve kasaların arasında kalan insanoğlu çalışmak için büzülmek, bedenini jimnastikçi gibi kullanmak zorunda kalır çoğu kez. Mekânın esaretinden dolayı hızla artan lap top kullanımına paralel LCD teknolojisi de sınırları zorluyor ama diğer probleme yani kasa sorunsalına çözüm bulan çok az firma var. HP’de bu az firmalalardan biri. Genelde sadece Apple’ın el attığı az yer kaplayan-işlevsel kasalar kervanına HP’i, dc7800 ile katılıyor. Vista sürümünün yanında makul fiyatı ve verimli enerji kullanımıyla dikkatleri üzerine çeken dc7800 yerim dar diyenlerin ilk tercihleri arasına girdi bile.
O zamanlarda mp3’ler, cdler, dvdler yoktu. Kalemlerin sokularak sarıldığı, binbir özenle hazırlanan listelerin yer aldığı kasetler vardı. Seksenlerin gözdesi kasetler hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmuştu. Ama doksanların sonunda hayatımıza iyiden iyiye giren internet ve gelişen teknoloji dünyası onları rafa kaldırdı. Ev müzik sistemlerini geçirdiği değişim, araçların teyplerden ziyade multimedya araçlarla donatılması papuçlarını dama atsa da onlar varlıklarını araç kitleri ile sürdürdü. Şimdilerde ise kasetler, usbler ve flaş mp3 çalar modelleri ile geri dönüşün sinyallerini vermeye başladılar. Şık tasarımları, maziye yaptıkları göndermeler ile oldukça ilgi gören dijital kaset çalarların piyasaya yeni çıkanlarından biri de Mix Tape USB. Karışık kaset yapmaya özleyenler için ideal bir ürün.
Avustralya'da ordu, er sayısını artırmanın yolunu seksi kadın asker çizimlerinin kullanıldığı broşürler yayınlamakta buldu.
Avustralya ordusu, yeni askerler bulmak için üzerinde seksi kadın çizimleri olan bir dizi broşür yayınlayınca gerçek kadın askerler ayağa kalktı. Tasarımı 100 bin dolara mal olan kampanyada, daracık pantolon ve bluz giymiş kumral bir kadın asker, mutfak, hastane odası, helikopter gibi farklı mekanlarda seksi pozlar vermiş şekilde resmediliyor. Posterlerin üzerinde de 'Seni istiyoruz' yazıyor. Ordu yetkilileri, kampanyanın beklediklerinden bile başarılı olduğunu belirtiliyor. Zira kampanyadan önceki hafta orduya yalnızca 35 asker yazıldı, kampanyadan sonra ise bu sayı 450’ye çıktı.