21/3/2007

İhtimal

Pers Sultanı iki adamı olume mahkum etmis. Sultanin atini ne kadar sevdigini bilen mahkumlardan bir tanesi hayatını bagişlarsa bir yıl icinde ata uçmayi ögretebilecegini söylemis.


*Kendini dünyadaki tek uçan ata binerken hayal eden Sultan bunu kabul etmiş. Diğer mahkum inanmayan gözlerle arkadaşına bakmış ve;

- Atların uçamadığını biliyorsun. Nasıl olup da böyle delice bir fikirle çıkabildin ortaya..? Yalnızca kaçınılmazı
geciktiriyorsun o kadar.
- Pek değil " demiş birinci mahkum." Kendime dört özgürlük şansı veriyorum.

Birincisi: Sultan bu yıl olebilir.
Ikincisi: Ben olebilirim.
Üçüncüsü: At olebilir...
Dördüncüsü: " Belki ata uçmayı öğretebilirim..."

20/3/2007

Erkekler ve Kadınlar

Önce arkadaş arayan bayanlara bakalım.... Onlar verdikleri ilanlarda kendilerini anlatırken ne diyorlar ve bu aslında ne anlama geliyor. 

40 yaşlarındayım.......................... 48'im

Maceraperestim............................Bugüne kadar senin 5 katın kadar sayıda ilişki yaşadım.

Güzel sayılırım..............................Çirkinim

Güzelim..........................................Patolojik yalancıyım

İyi eğitim aldım.............................Üniversite 2'den terkim

Hassas ve duyguluyum................Ruhsal tedavi gördüm

Feministim.....................................Şişko ve erkek kılıklıyım

Eğlenceli olduğumu söylerler......Sıkıcıyım

İyi bir dinleyiciyim...................... Otistiğim

Şair ruhluyum............................. Depresif şizofreni belirtileri var

Mantıklı ve akılcıyım...................Tam bir cadıyım

Orijinal kızılım..............................Saç boyamın markası Clairol

Romantiğim.................................Sadece mum ışığında güzel görünürüm

Dulum...........................................İlk kocamı doğradım

Ruhum genç.................................Dişlerim dökülüyor


Şimdi de erkeklerin verdikleri ilanlar... ve gerçekler

40 yaşlarındayım.......................52 yaşındayım ve 25 yaş civarı birini arıyorum

Atletiğim......................................Bütün gün koltuktan kalkmadan TV seyrederim

Görünuşüm fena değil................Kulağımda ve sırtımda kıl yoktur

İyi eğitimliyim.............................Sana aptal muamelesi yapıcam

Eğlenceliyim................................Yanımda tv kumandası olsun yeter


Yakışıklıyım.................................Kabayım

Dürüstüm....................................Patolojik yalancıyım

Kucaklaşmayı severim..............Güvensizim, insanlara bağımlı yaşarım

Olgunum.....................................Tanıyana kadar

Şair ruhluyum...........................WC duvarlarına dörtlükler yazarım

Düşünceli ve saygılıyım............Bira getirmeni emrederken söze "lütfen" diye başlarım

25/2/2007

DVD

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

25/8/2006

Fıkra I: Yolunacak Kaz

Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil-i kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına Başvezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir  adam görmüşler. Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş. Padişah, ihtiyarı selamlamış:


- "Selamunaleykum ey pir'i fani..."
- "Aleykumselam ey serdar'i cihan..."

 

Padişah sormuş:
- "Altılarda ne yaptın?"
- "Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor..."

 

Padişah gene sormuş:
- "Geceleri kalkmadın mı?"
- "Kalktık... Lakin, ellere yaradı..."

 

Padişah gülmüş:
- "Bir kaz göndersem yolar mısın?"
- "Hem de ciyaklatmadan..."

Padişahla Başvezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah Başvezire dönmüş:
- "Ne konuştuğumuzu anladın mı?"
- "Hayır padişahım..."

 

Padişah sinirlenmiş:
- "Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım."


Korkuya kapılan başvezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere  kenarına dönmüş. Bakmış adam hala orada çalışıyor.
- "Ne konuştunuz siz padişahla..."

 

Adam, başveziri şöyle bir süzmüş:
- "Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim."

 

Başvezir, yüz altın vermiş.
- "Sen padişahı, serdar-ı cihan, diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu."
- "Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi."

Vezir kafasını kaşımış.
- "Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne
emek?..."

 

Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış.

- "Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mı ki, kış günü çalışıyorsun, diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim."

 

Vezir bir soru daha sormuş...
- "Geceleri kalkmadın mı ne demek?"

 

Adam bir yüz altın daha almış.
- "Çocukların yok mu diye sordu. Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına  yaradılar, dedim..."

 

Vezir gene kafasını sallamış.
- "Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek..."

Adam gülmüş.
- "Onu da sen bul..."