21/4/2007

Bruce Lee Efsanesi Televizyon'da

              

 

Uzak doğu sporları ustasının hayatı 40 bölümlük televizyon dizisi olacak. Çin, ölümünden 34 yıl sonra bile tahtı doldurulamayan Bruce Lee aracılığıyla kendi kültürünü tanıtmayı hedefliyor.Gelecek yıl Pekin’de düzenlenecek olimpiyatlar öncesi kültürünü dünyaya tanıtma kararı alan Çin, elçi olarak bir dönemin uzak doğu sporları deyince akla gelen ilk ismi Bruce Lee’yi seçti.

Bruce Lee, bir televizyon dizisiyle anılacak. Çin’de çekilecek 40 bölümlük dizide Lee’yi karate filmlerinin tanınan yüzlerinden Çinli Chan Kwok-Kwan canlandıracak.


Televizyon için çekilecek dizi 40 bölümden oluşacak. Dizide Lee’yi Türkiye’de de sinema filmlerinden tanıdığımız çinli aktör Chan Kwok-Kwan canlandıracak. Dizinin çekimleri için seçilen mekan, aynı zamanda Lee’nin babası ve büyükbabasının da doğdukları yer. Lee’yse, 5 yıl önce adına bir müzenin de açıldığı Şunde kentine, sadece çocukken, bir kez gitmiş.

Bütçesi yaklaşık 6,5 milyon doları bulan dizinin bazı bölümleri de ABD’de ve Hong Kong’da da çekilecek. Çok genç yaşta, henüz 32’sindeyken beynindeki ödem yüzünden hayatını kaybeden Lee, kısa ömrüne 40’ı aşkın Kung Fu filmi sığdırmayı başarmıştı.

 

(Kaynak: NTV)

8/4/2007

Lost u, Hereos mu?

Lost mu? Heroes mi? Çılgınlığa dönüşen iki diziden hangisi daha süper?Heroes’u seven Lost’u, Lost’u seven Heroes’u internette eleştirmeye, iki diziyi farkları ve benzerlikleri üzerinden kıyaslamaya başladı. Türkiye’de yayınlanan ve binlerce fanatiğe sahip Lost ve Heroes'i gelin masaya yatıralım ve karşılaştıralım!

 

ÖZELLİKLERİ

HEROES-İlk bölümü geçen yıl ABD'de, NBC kanalında yayınlandı. Şimdi 18. bölümde. İzleyici sayısı 14.3 milyon. Türkiye'de, CNBC-e'de gösteriliyor. Lost, yüksek bütçesi sebebiyle eleştirilince NBC de, Heroes'la ilgili rakamları vermekten kaçınıyor. Şu anda ABD'de beş haftalık bir tatilde. Yaratıcısı Tim Kring'in imzasını Chicago Hope'ta görmüştük. Dizinin konusu gereği Kring'in çizgi romanlar ve süper kahramanlarla içli dışlı olduğu sanılıyor.

LOST-2004'te ABD'de ABC kanalında başladı. Şimdi üçüncü sezonunun 17. bölümünde. Son sezonunda 17.8 milyon kişi tarafından izlendi. Türkiye'de Digitürk Dizimax'te üçüncü sezon 7. bölümü yayınlandı. TV ekranlarında yayınlanan ilk pilot bölümünün maliyeti 5 milyon dolardı. Sezon içinde sık sık altı-yedi haftalık aralar veriliyor ve hayranları merak içinde kalıyor. Yaratıcısı, TV dünyasının popüler isimlerinden, Görevimiz Tehlike'nin de yönetmeni J.J Abrams.

KONUSU

H-New York, Tokyo, Las Vegas, Madras gibi dünyanın farklı şehirlerinden 12 kişinin aniden süper güçlere sahip olduklarını keşfetmelerini anlatıyor. Kahramanlardan Nathan'ın uçma, Hiro'nun zamanda ve mekanlar arasında yolculuk yapma, Claire'in vücudundaki hasarları onarma, Isaac'ın geleceği görüp resme aktarma, Niki'nin kendisinin bile farkında olmadığı aynadaki farklı görüntüsü gibi güçleri var. Kahramanların ilk sezon görevi New York'taki bir felaketi engellemek!

L-Sydney-Los Angeles seferini yapan uçağın ıssız bir adaya düşmesiyle başlıyor. Sağ kalan yolcular bu adadaki gizemli olayları çözmeye uğraşıyor. Doğa üstü karakterlerden John Locke kazadan önce tekerlekli sandalyeye mahkumdu, sonra mucizevi bir şekilde yürümeye başladı. Desmond geleceği görme yeteneğine kavuştu. Dizinin gizemlerinden siyah duman hakkında henüz bir şey ortaya çıkmadı.

YAKIŞIKLISI

H-Venezüellalı Santiago Cabrera (Isaac Mendez). 1978 doğumlu, 1.88 boyunda ve kumral. Henüz dünyanın en seksi erkekleri listesine girmeyi başaramadı. Dizide uyuşturucu kullandığı zaman geleceği çizebilme yeteneğine sahip ressam Isaac Mendez karakterini canlandırıyor. Cabrera, Heroes'dan önce bazı televizyon dizilerinde ve sinemada ufak rollerde oynadı.

L-Lost ilk başladığı günden itibaren yakışıklı karakteriyle dikkat çekiyor. Dizinin ön plana çıkan yakışıklısı Matthew Fox, kazazedelerin lideri konumundaki Doktor Jack karakterini canlandırıyor. 1966 doğumlu Fox, 1.88 boyunda. People Dergisi'nin 1996'daki "Dünyanın En Güzel 50 İnsanı" listesindeydi. Saturn Awards 2006'da Televizyon Dizilerinin En İyi Erkek Oyuncusu ödülünü kazandı. 2006'da Drama dalında En İyi Erkek Oyuncu Altın Küre'sine aday oldu.

KÖTÜ ADAMI

H-Sylar (Zachary Quinto). Kahramanları öldürerek güçleri kendi üzerinde toplamaya çalışan bir seri katil.

L-Ben Linus (Michael Emerson), Diğerleri olarak tanımlanan grubun lideri. Hakkındaki sırların pek çoğu hálá çözülemeyen karakter kimseyi henüz öldürmedi.

SEVİMLİSİ

H-Hiro (Masi Oka). Tokyo'da bir ofiste çalışan Hiro, "uzayı ve zamanı bükme" gücüne sahip. Zamanda ve mekanda yolculuk yapabiliyor. Yıllarca maceralarını okuduğu süper kahramanlar gibi özel yetenekleri bulunduğunu öğrenmekten çok mutlu.

L-Lost izleyicilerinin en sevimli bulduğu karakter şüphesiz Hurley (Jorge Garcia). Dizide Hurley'nin kilolarından dolayı kendine güveni az. Ilımlı, arkadaş
canlısı ve insanlara yardım etmeyi seviyor.

8/4/2007

Bu yarışmalar bitmez!..

Cuma akşamı Show TV ekranında ünlülerin yarışacağı yeni bir program başlayacak: Bak Kim Dans Ediyor.

 

12 ünlünün 12 hafta boyunca dans ederek yarışacağı yepyeni bir program ekranlara taşınıyor. 12 hafta boyunca dans ederek rakiplerinin önüne geçmeye çalışacak olan ünlüler, haftalık performanslarına deneyimli dans hocaları eşliğinde hazırlanacaklar. Canlı olarak yayınlanacak yarışmada, jüri ve sms oyları ile her hafta bir ünlü elenecek.

İlk bölümü 06 Nisan, Cuma akşamı yayına girecek yarışmada Asuman Krause, Doğa Bekleriz, Demet Tuncer, Billur Kalkavan, Sami gibi tanıdığımız simalar yer almakta. Birincinin 100.000.-YTL alacağı programın jüri üyeleri arasında Burhan Öcal, Oktay Keresteci ve Dünya Salsa Şampiyonu olan Aytunç Bentürk gibi isimler bulunmakta. Şebnem Dönmez tarafından sunulacak yarışmaya, ünlüler Ritz Otel’in altındaki alanda hazırlanacaklar. Yarışmacıların kostümleri de özel olarak Etsetura tarafından tasarlanıyor
.

BAK KİM DANSEDİYOR!
Her Cuma/20.00 – 23:00, SHOW TV


Ünlüler
Bengü
Doğa bekleriz
Zeynep Mansur
Demet Tuncer
Billur Kalkavan
Asuman Krause

Sami (Seferad Grubu)
Berksan
Cemil (Ayna Grubu)
Fatih Cansız (2006 Best Model birincisi)
1 sürpriz isim

Sunucu
Şebnem Dönmez

Jüri
Oktay Keresteci
Burhan Öcal
Sevim Gözay
Aytunç Bentürk (Dünya Salsa Şampiyonu)

29/3/2007

İnternet TV'si Geliyor!..

'Geleceğin televizyonu' olarak nitelendirilen ve geniş bant şebeke üzerinden televizyon yayınlarının verilmesini öngören IP Tv’nin (İnternet Protokol Televizyon) 2010 yılına kadar 'çığ' gibi büyümesi bekleniyor.
 
Telekomünikasyon Kurulu, Türk Telekomünikasyon A.Ş’nin izleyiciye geniş interaktif olanaklar sağlayacak IP Tv hizmetlerini imtiyaz sözleşmesi kapsamında verip veremeyeceğini incelemeye aldı.

Telekomünikasyon Kurumu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Karaçuha, AA muhabirine yaptığı açıklamada, IP Tv’nin "genişbant olanağa sahip şebekeler üzerinden internet protokolü kullanılarak şifreli veya şifresiz, ücretli ya da ücretsiz sayısal televizyon ve video hizmetlerini" içerdiğini kaydetti.

IP Tv hizmeti sunulurken, televizyon kanallarının bir yayın merkezinde paketlere dönüştürüldüğünü ve geniş bant şebekeler üzerinden kullanıcılara iletildiğini belirten Karaçuha, kullanıcıların bu hizmetten modem veya decoder kullanarak yararlanabildiğini ifade etti.

"IP Tv hizmeti, kullanıcıların herhangi bir web sitesine bağlanarak televizyon izlemelerinden ziyade, güvenli ve etkin biçimde yönetilen, kapalı bir şebeke üzerinden sunulan gelişmiş bir televizyon hizmeti anlaşılmalıdır" diyen Karaçuha, gelişen teknolojiyle geniş bant şebeke üzerinden ses ve datanın yanı sıra görüntünün de aktarılabildiğini kaydetti.

IP Tv hizmetlerinin bir yayın platformu olduğuna işaret eden Karaçuha, kullanıcıların hizmetleri ADSL üzerinden alabildiğini ancak televizyon yayınlarını modemdeki ikinci bir porttan alabildiğini belirtti. IP Tv’nin kullanıcılara geniş opsiyonlar sunduğunu, ücretli ya da ücretsiz çeşitli video ve yayın içeriklerinin alınabildiğini anlatan Karaçuha, bu sayede kullanıcıların, örneğin sadece haber programlarını sunucudan isteyebildiğini ve bunu istediği zamanda izleyebildiğini dile getirdi.

TELEKOMÜNİKASYON KURULU İNCELİYOR
Türkiye’de IP Tv hizmetlerini geniş bant şebekenin sahibi olması nedeniyle şu anda Türk Telekom verebileceğini anımsatan Karaçuha, konunun Telekomünikasyon Kurulu’nun gündeminde olduğunu söyledi.

Kurul’un, Türk Telekom’un imtiyaz sözleşmesi kapsamında IP Tv hizmetlerini verip veremeyeceğini incelediğini bildiren Karaçuha, Kurul’un onay vermesi halinde şirketin IP Tv üzerinden şifreli ya da şifresiz televizyon ya da video hizmetleri verebilir hale geleceğini kaydetti.

İNTERAKTİF İZLEYİCİ
Bu durumda, Türk Telekom, video hizmetlerinin yanı sıra televizyon yayınlarını bir pakette toplayarak IP Tv üzerinden abonelerine sunabilecek. Yeni teknolojiyle örneğin IP Tv aboneleri, yarışma programında yöneltilen soruya evlerinden konsul yardımıyla yanıt vererek programa katılabilecek. IP Tv’de en büyük gelir kalemini şebekeden verilecek yeni filmlerden elde edilecek kazancın oluşturması bekleniyor. Geniş bir kütüphaneden istediği filmi seçme imkanına kavuşacak olan izleyici, kaçırdığı bir televizyon programını da IP Tv üzerinden isteyebilecek.

ÇIĞ GİBİ BÜYÜYECEK
Ertuğrul Karaçuha, küresel düzeyde IP Tv abone sayısı ve gelir tahminlerinde gelecek dönemde önemli artışlar beklendiğini ifade etti. IP Tv gelirlerinin geçen yıl 1,5 milyar dolar düzeyinden 2010 yılında 9,3 milyar dolara, abone sayısının da 2010 yılında 29,5 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini kaydeden Karaçuha, Avrupa’da da mobil televizyon hizmetlerinden sonra en büyük abone artışının IP Tv’de beklendiğini, bu alanda yüzde 140’ları aşan düzeyde artış öngörüldüğünü dile getirdi. IP Tv uygulamalarının ticari olarak Avusturya, Belkçika, Danimarka, Fransa, Almanya, Hollanda ve İngiltere’de yapıldığını belirten Karaçuha, bu şebekeyle çok sayıda televizyon kanalının abonelere ulaştırılma imkanı bulunduğunu ifade etti.

TÜRK TELEKOM’DA IP TV HAZIRLIĞI
Bu arada, Türk Telekom, IP Tv hizmetleri için hazırlıklarını sürdürüyor. İş planı çerçevesinde Haziran ayında müşteri anketleri yapmayı planlayan Türk Telekom, kullanıcıların IP Tv üzerinden ne tür hizmetler almak istediği ve ücretinin ne düzeyde olması gerektiği konusunda görüş toplayacak. IP Tv’yi yeni bir marka altında pazara sunmayı planlayan Türk Telekom, 2008 yılı başında IP Tv hizmetlerine başlamayı hedefliyor.

21/3/2007

Öldüren Kutu

İngiltere'de televizyonların çocuklara etkilerini sorgulayan bir araştırma, "aptal kutusu"nun kanserden otizme kadar pek çok hastalığı tetiklediğini ortaya koydu. Bilgisayar ekranları da aşağı yukarı aynı tehlikeyle yüklü.
 
İngiltere'de dün açıklanan bir rapor, televizyonun çocukları hem fiziksel hem de psikolojik olarak düşünüldüğünden çok daha fazla etkilediğini ortaya koydu. 35 ayrı araştırmanın sonuçlarını değerlendiren İngiliz Psikolog Doktor Aric Sigman, televizyonun en az 15 olumsuz etkisi olduğunu söyledi. Bunlar arasında en tehlikeli olanlarsa kanser, otizm ve Alzheimer. Diğerleri arasında ise örneğin obezite gibi çağın giderek tehlikeli hale gelen hastalıkları yer alıyor. Doktor Aric Sigman'ın yaptığı araştırma geçtiğimiz günlerde Biologist adlı dergide yayınlandı.
 
Sigman'a göre pek çok insan için televizyon seyretmek, uyumak ve çalışmaktan daha fazla zaman alıyor. Benzer şekilde İngiliz Hedef Kitle Araştırma Bürosu tarafından yapılan bir araştırmaya göre, İngilizlerin yüzde 75'i ömürlerinin 12 yılın televizyon karşısında geçiriyorlar.
 
İngiliz Psikoloji Cemiyeti üyesi ve Remotely Controlled: How Television is Damaging Our Lives (Uzaktan Kumandalı: Televizyon Yaşamlarımıza Nasıl Zarar Verir" adlı kitabın da yazarı olan Sigman, eğitim amaçlı programların bile zararlı olabileceğini ifade ediyor. Sigman, "Gözden geçirdiğim tıbbi araştırmalar televizyonun nasıl bir araç olduğunu ortaya koyuyor, ve program türleri ve içeriklerinden bağımsız olarak bu aracın özellikle çocuklara nasıl zarar verdiğini de kanıtlıyor. Saatler boyunca izledikleri televizyonun herşeyden önce biyolojik etkileri bulunuyor ve bu tamamen televizyonun kendisinden kaynaklanıyor, mesajla ilgisi yok" diyor.
 
Sigman'a göre altı yaşında bir çocuk, bu süre zarfında yaşamının 1 yılını televizyonun başında geçirmiş oluyor. 11-15 yaşlarındaki çocuklar ise uyumadıkları zamanların yüzde 55'ini televizyon karşısında geçiriyor. Bu yaş grubundaki çocuklar günde ortalama 7.5 saatlerini ya televizyon ya da bilgisayar başında geçiriyorlar. Ve bu düzeyde ekran karşısında zaman geçirenlerin sayısı son 10 yılda yüzde 40 artış göstermiş durumda.
 
Sigman, televizyonun hem bedeni hem de zihni kötü etkilediğini ifade ediyor. Özellikle beyin üzerindeki etkileri oldukça tehlikeli, çünkü narkotik özellikler taşıyor. Örneğin televizyon, okuyarak anlamanın önünde büyük bir engel oluşturuyor. Yeni kurgu teknikleri, örneğin hızlı ve atlamalı geçişler televizyonun beyin ve algılama üzerindeki etkisini daha da artırmış durumda. Sigman televizyonun hangi kötü etkileri olduğunu şöyle sıralıyor:
 

Obezite: Ekran karşısında oturmak sürekli olarak bir şeyler yeme ihtiyacı doğuruyor. Üstelik hareket de edilmediği için alınan kaloriler yakılamıyor. Televizyonun çekimi, insanların yemek için ayırdıkları vakti de azaltıyor. Dolayısıyla hem kötü beslenmiş, hem de aldığımız kalorileri yakamamış oluyoruz.

 

Bağışıklık sistemi: Televizyon karşısındaki hareketsizlik bağışıklık sistemlerimizi de kötü etkiliyor. Hareketsizlik nedeniyle bağışıklık sistemini oluşturan hücreler vücutta hareket edemedikleri gibi, yeterince etkili de olamıyorlar. Bu durum, televizyonun yaydığı ışınlarla da yakından ilgili.

 

Kalp hastalıkları: Televizyon uzun vadeli kardiyovasküler hastalıklara neden oluyor. Özellikle orta yaşın üstündeki insanlarda kolesterol artışı ve kalp krizlerinin televizyon izleme alışkanlıklarıyla yakından ilişkisi var.

 

Metabolizma zarar görüyor: Televizyon karşısında uzun saatler geçiren insanların metabolizmaları yavaşlıyor, gene yeme içme alışkanlıklarının da buna göre şekillenmesi nedeniyle aşırı kilolar ve dayanıksızlık baş gösteriyor.

 

Göz hastalıkları: Televizyon gözlerimizi genetiğimizi değiştirecek ölçüde değiştiriyor. Sürekli olarak televizyondan yayılan ışınlara, üstelik gözleri daha az kırparak maruz kalmak miyop gibi hastalıkları artırıyor.

 

Alzheimer: 20-60 yaş grubundaki insanların Alzheimer'e yakalanma olasılıklarını artırıyor. Televizyon karşısında geçirilen her saat hafıza ile ilgili problemlere biraz daha yaklaştırıyor. Dikkat, hafıza ve refleksler de televizyondan olumsuz etkiliyor.

 

Dikkat bozuklukları: Televizyon karşısında uzun zaman geçirmek dikkat bozukluklarına neden olabiliyor. Çünkü televizyon beyin hücrelerinin gelişimini engelliyor. Televizyon seyretmeyen çocuklar, seyredenlere oranla daha az zeki.

 

Hormonlar: Televizyon melatonin hormonunun salgılanmasını bastırıyor. Bu hormonun asıl işlevi ise antioksidan olması ve bağışıklık sisteminde önemli bir rolü olması. Örneğin uyku/uyanıklık döngüsü de yine bu hormon tarafından yönetiliyor. Televizyon melatonin salgılamasını bastırdığından bu alanlarda bozukluklar görülmesi ihtimali artıyor.

 

Kanser: Melatoninin azalmasının sonuçlarından biri de DNA hücrelerinin kanser hücrelerine dönüşmesi için gereken ortamın sağlanması. Bazı doktorlar uykusuzlukla kanser arasında bir bağlantı olabileceğini düşünüyorlar. Uykusuzluğun önemli sebeplerinden biri televizyon olduğu için kanserle doğrudan bağlantısı olduğu ifade ediliyor.

 

Ergenlikte verdiği zararlar: Televizyon ekranından yayılan ışıklar çocukluktan ergenliğe geçişi hızlandırıyor. Örneğin kızlar 1950'lere oranla daha erken ergenleşiyorlar. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar da televizyonun fizyolojik olarak ergenlik dönemine geçişi hızlandırdığını gösteriyor.

 

Otizm: Televizyon erken çocukluk döneminde başlayan otizmin en önemli nedeni olarak biliniyor. Her 166 çocuktan biri değişen düzeylerde otizmle televizyon nedeniyle tanışıyor.

 

Uykusuzluk: Televizyon ışınları uykuya geçişi zorlaştırıyor ve uyku saatlerinin düzensizleşmesine neden oluyor.

 

Açlık: Uykusuzluk, bedenin daha fazla yağ gereksinim duymasına ve dolayısıyla daha fazla açlık hissine neden oluyor.

 

Beyin gelişimi: Bilgisayar gibi etkileşimli araçlar bile zeka gelişimini olumsuz yönde etkiliyor, özellikle okuyarak anlama yetisini geriletiyor.

 

Diyabet: Televizyon izlemek ikinci tip şeker hastalıklarını artırıyor. Çünkü televizyon şeker gereksinimini artırıyor ve uyku hormonunu baskılıyor